Üç Beş Kuruş İçin Geleceğinizi Karartmayın!
Son yıllarda en çok karşılaşılan suç yöntemlerinden biri, masum gibi görünen ancak sonuçları son derece ağır olan IBAN paylaşımı oldu. "Hesabını bir süre kullanabilir miyim?", "Sana para gelecek, komisyon vereceğiz.", "Hiçbir sorumluluğun yok." gibi sözlerle kandırılan birçok genç, farkında olmadan dolandırıcılık zincirinin bir halkası haline geliyor.
Son yıllarda en çok karşılaşılan suç yöntemlerinden biri, masum gibi görünen ancak sonuçları son derece ağır olan IBAN paylaşımı oldu. "Hesabını bir süre kullanabilir miyim?", "Sana para gelecek, komisyon vereceğiz.", "Hiçbir sorumluluğun yok." gibi sözlerle kandırılan birçok genç, farkında olmadan dolandırıcılık zincirinin bir halkası haline geliyor.
Ne yazık ki işin sonunda yaşanan tablo hiç de söylendiği gibi olmuyor.
Bugün adliye koridorlarında, emniyet birimlerinde ve savcılık makamlarında ifade veren gençlerin büyük bölümü aynı cümleyi kuruyor:
"Ben dolandırıcı değilim, sadece IBAN'ımı kullandırdım."
Ancak hukukta bu savunma her zaman yeterli olmuyor. Çünkü hesabınıza gelen para, bir dolandırıcılık suçundan elde edilmiş olabilir. O andan itibaren hesabınız soruşturmanın merkezine giriyor. Hakkınızda işlem yapılıyor, gözaltı, ifade, dava süreci ve hatta hapis cezasıyla karşı karşıya kalabiliyorsunuz. En acısı ise sabıka kaydınıza işlenen suçun, yıllarca karşınıza çıkmasıdır.
Burada kendimize şu soruyu sormalıyız:
IBAN'ını paylaşan gençler mağdur olabilir. Peki ya dolandırılan insanlar?
Bir televizyon almak için aylarca para biriktiren, çocuğuna bilgisayar almak isteyen, düğün hazırlığı yapan ya da emekli maaşıyla geçinmeye çalışan vatandaşların paraları bir anda dolandırıcıların eline geçiyor. O insanların yaşadığı maddi ve manevi yıkımın sorumluluğu da görmezden gelinemez.
Bu nedenle "Ben bilmiyordum." demek, yaşanan mağduriyetleri ortadan kaldırmıyor.
Dolandırıcılar hiçbir zaman kendi banka hesaplarını kullanmazlar. Çünkü yakalanacaklarını bilirler. Bunun yerine kolay para kazanma hayali kuran gençleri hedef alırlar. Birkaç bin lira vaat ederek onların banka hesaplarını kullanır, iş bitince ise ortadan kaybolurlar. Geride ise hakkında soruşturma açılan, mahkeme kapılarında bekleyen ve geleceği tehlikeye giren gençler kalır.
Bugün ülkemizin dört bir yanında emniyet teşkilatı, savcılıklar ve ilgili kurumlar sürekli uyarılar yapıyor. Okullarda seminerler düzenleniyor, sosyal medyada bilgilendirme çalışmaları gerçekleştiriliyor. Buna rağmen "Bana bir şey olmaz." düşüncesiyle hareket eden birçok kişi, hayatının en büyük hatasını yapıyor.
Burada ailelere de önemli görev düşüyor. Çocuklarının banka hesaplarını kimlerin kullandığını bilmeli, kolay para vaat eden kişilere karşı onları bilinçlendirmeli ve bu konuda yakından takip etmelidir. Çünkü bir anlık hata, yıllarca sürecek hukuki sorunlara dönüşebilir.
Şunun altını kalın harflerle çizmek gerekiyor:
IBAN paylaşımı masum bir davranış değildir. Eğer hesabınız suçtan elde edilen paranın aktarılmasında kullanılıyorsa, yalnızca "mağdur" değil, aynı zamanda suçun bir parçası olarak değerlendirilebilirsiniz. Bunun Türk Ceza Kanunu kapsamında ciddi hukuki sonuçları vardır.
Gençler...
Kolay para diye bir şey yoktur.
Birkaç bin lira uğruna özgürlüğünüzü, eğitiminizi, iş hayatınızı ve geleceğinizi riske atmayın. Bugün hesabınızı kullandırdığınız kişi yarın ortadan kaybolur. Ama mahkeme salonunda, savcının karşısında ve hâkimin önünde tek başınıza kalırsınız.
Unutmayın...
IBAN paylaşmak sadece bir banka işlemi değildir; yanlış kişiye verildiğinde geleceğinizi karartan bir suçun başlangıcı olabilir.