Dünün “Kemal Dedesi”, Bugünün Günah Keçisi

Ömer YILMAZ

Mayıs 28, 2026 - 18:47
Mayıs 28, 2026 - 18:49
 0  37
Dünün “Kemal Dedesi”, Bugünün Günah Keçisi

Türkiye’de siyaset artık çözüm üretmekten çok, kendi içinde hesaplaşma arenasına dönüşmüş durumda. Özellikle ana muhalefet cephesinde yaşananlar, vatandaşın kafasında ciddi soru işaretleri bırakıyor.

Daha birkaç yıl önce Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanıydı. Sadece partisinin değil, altılı masanın ortak cumhurbaşkanı adayıydı. O dönem kimsenin yapamadığını yaptı denildi, farklı siyasi görüşleri bir araya getirdi denildi, “Kemal Dede” sloganlarıyla meydanlarda alkışlandı. Bugün ise aynı insanlar tarafından başarısızlığın tek sorumlusu ilan ediliyor.

Peki ne değişti?

Seçim döneminde herkes Kılıçdaroğlu için oy istemedi mi? “Kazanacağız” diyerek meydan meydan gezilmedi mi? O gün doğru olan isim bugün nasıl bir anda “hain”, “gaflet içinde” ya da “partiye zarar veren adam” oldu?

Siyasette eleştiri elbette olacaktır. Ancak başarısızlığın tüm yükünü tek bir kişinin omuzlarına bırakmak samimiyetten uzak bir tavırdır. Eğer bugün Özgür Özel ya da Ekrem İmamoğlu aday olup seçimi kaybetseydi, yarın onlar için de aynı şeyler söylenmeyecek miydi?

Asıl sorun tam da burada başlıyor. Türkiye’de siyaset artık fikir yarıştırmaktan çok, kişileri harcama düzenine dönüşüyor.

Muhalefetin son yıllardaki söylemlerine baktığımızda ise sürekli hükümeti eleştiren bir politika görüyoruz. Ancak toplum artık sadece eleştiri değil, çözüm duymak istiyor. Dış politika konusunda ne öneriyorsunuz? Savunma sanayii konusunda alternatifiniz ne? Emekliler için uzun vadeli planınız nedir? Gençlere nasıl bir gelecek vaat ediyorsunuz?

Sürekli “sokağa çıkacağız”, “direneceğiz”, “gençleri meydanlara indireceğiz” söylemleriyle siyaset yapılmaz. Çünkü bunun sonunda olan yine vatandaşa oluyor. Kamu malı zarar görüyor, insanlar gözaltına alınıyor, gençler geleceğini riske atıyor. Sonra da dönüp “özgürlük yok” deniliyor.

Polis de bu devletin polisi, vatandaş da bu devletin vatandaşıdır. Siyasetin görevi insanları birbirine karşı getirmek değil; toplumu ortak akılda buluşturmaktır.

Muhalefet olmak sadece bağırmak değildir. Gerçek muhalefet; proje üretmek, çözüm sunmak ve gerektiğinde kendi içinde özeleştiri yapabilmektir.

Bugün CHP’nin ihtiyacı olan şey de tam olarak budur: İç savaş değil, özeleştiri. Çünkü temizlik önce kendi içinde başlar. Eğer bugün partinizde birbirini suçlayanlar, belge taşıyanlar, itirafçı olanlar varsa önce dönüp aynaya bakmanız gerekir.

Türkiye’nin güçlü bir muhalefete ihtiyacı var. Haksızlığa karşı duracak, yanlışları eleştirecek demokratik bir muhalefet her zaman gereklidir. Ancak bunu yaparken seçilmiş bir cumhurbaşkanına ve ona oy veren milyonlarca insana sürekli hakaret ederek değil; daha iyi projeler ortaya koyarak yapmak gerekir.

Çünkü siyaset düşman üretme değil, çözüm üretme sanatıdır.